Home » Gezi Yazıları » Rodos Adası

Rodos Adası

rodosgecefoto
Mandraki Limanı ve Rodos Kalesi

Rodos (Rhodes)

2014 yaz tatilimin son durağı olan bu ada harika bir kapanış oldu benim için.Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan Borajet Havayolu ile seyahat ettim.1 saat uçuş sonrasında Rodos’a vardım,ilk defa Borajet ile seyahat ettim ve çok memnun kaldım diyebilirim.Uçakları küçük ama hizmet kalitesi THY’yi aratmıyor,mütevazi bir şirket olmasına rağmen THY gibi ücretsiz yemek-içecek servisi olması beni şaşırttı doğrusu,üstelik 1 saatlik bir uçuş olmasına rağmen.Aslında Rodos’a gelirken çok fazla bir beklentim yoktu ama çok zor ayrıldım diyebilirim..Aradığınız her tat var bu güzel adada..Kültür turu, gece hayatı,plajları,doğa güzellikleri kısacası beklentiniz her ne ise  fazlasıyla karşılayabileceğiniz bir tatil beldesi.

Rodos Kale İçi Sokakları
Rodos Kale İçi Sokakları
Rodos Yel Değirmenleri
Rodos Yel Değirmenleri
Rodos Kale İçi
Rodos Kale İçi

Rodos’ta eğer motorsiklet ehliyetiniz var ise  Scooter veya Atv kiralamanızı,A2 ehliyetiniz yoksa  araç kiralamanızı ve kafanıza estiğince adayı keşfe çıkmanızı tavsiye ederim..Kiralama şirketlerinin çoğu size motorsiklet ehliyetiniz var mı diye sormadan araç ehliyetiniz var ise  motor ya da atv kiralayacaklardır ama risk almanızı tavsiye etmem zira kaza yapmanız durumunda  hak iddia edemezsiniz,motor bedeli kadar tazminat ödeyebilirsiniz..Avrupa Birliği üyesi olmadığımız için  araç ehliyetiniz olsa bile düşük cc’li motorsiklet kiralayamıyorsunuz..Bazı dürüst çalışan şirketler siz isteseniz de A2 ehliyetiniz yoksa  kiralamıyorlar.

Ada içi  otobüsler ile birçok yere ulaşım sağlayabilirsiniz..(Faliraki,Kalithea,Lindos,Anthony Quinn vs) ama dediğim gibi kiralayın aracınızı özgürce takılın,ada içi ulaşım araçlarının gitmediği yerlere,koy’lara da uğrayın..

Şovalyeler Adası Rodos

Şovalyeler Adası olarak ta bilinen Rodos Adası, Ege Denizi’nde bulunan Oniki Adaların en büyüğü.220 km deniz sahili olan Rodos Adası’nın Osmanlı Dönemi’nin izlerini yoğunlukla taşıdığını, adaya adım attığınızda rahatlıkla görebiliyorsunuz..Dünyanın 7 harikasından biri olan Rodos Heykeli (Kolossos)  M.Ö. 280 yıllarında Dorlar (Hint-Avrupa kökenli göçebe kabileler) tarafından Rodos Mandraki Liman girişine inşa edilmiş fakat daha sonra M.Ö. 223 yılında deprem ile yıkılmış,birkaç asır yan yattığı söylenmekte.Liman girişinde olan bu heykelin bacaklarının arasından gemiler geçermiş.Dorlar bu heykeli galip geldikleri bir savaş sonrası tanrıları Helios’a şükran borçlarını ödemek için yapmışlar.Heykeltraş Khares’in bu heykeli dökmesi tam 12 yıl sürmüş.Yerinde şu anda karşılıklı olarak geyik heykelleri görebilirsiniz.Tapınak Şovalyeleri tarafından inşa edilen  Palace of the Grand Master of Knights (Şovalyelerin Kalesi) ve Orta Çağ’dan kalma mahallesi (Old Town) Unesco Dünya Mirası listesindedir.

rodoskalesurlari (1632 x 1224)

Tarih boyunca her hükümdar Rodos’u  fethetmek istemiş.Ada’da Romalılar,Osmanlılar,Saint John Şovalyeleri birçok kültürel ve tarihi miras bırakmışlar..1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın ordusuna yenik düşen Saint John Şovalyeleri hükümdarlığı altındaki Rodos  400 yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun himayesinde kalmış,bu süre zarfında medreseler,camiler,yollar,hastaneler,çeşmeler,hamamlar,mektepler yapılmıştır.

sovalye (1632 x 1224)

Rodos’a Nasıl Gidilir: Ben Borajet Havayolları ile gittim,şiddetle tavsiye ederim..Diğer bir seçenek  Marmaris ,Bodrum veya Fethiye’den feribotlarla ulaşmak.Bilmeyenleriniz vardır diye söyleyeyim,pasaportlarınızda Kuzey Kıbrıs giriş-çıkış damgasının bulunmaması gerekiyor.Gemi’lerin kalkış saatleri sabah 09:00, yarım saat önceden limanda olmak gerekiyor.Yurtdışı çıkış harcınızı önceden yatırmayı unutmayın.Fethiye’den  Rodos  bileti  tek yön 50 euro,gidiş-dönüş 60,açık dönüş ise 75 euro’dur  ve yolculuk 1.5 saat sürmektedir.Marmaris’ten Rodos  1 saat sürüyor,tek yön 40 euro,gidiş-dönüş 42,açık dönüş 60 euro’dur..Bodrum’dan yolculuk 2 saat sürüyor.Tüm açık dönüş biletler için 10 euro liman vergisi ödemek gerekmekte.Ayrıca schengen vizeniz var ise beklemeden Rodos’a varır varmaz beklemeden inebiliyorsunuz,yok ise onay için bir süre gemide mahsur kalıyorsunuz.Schengen vizeniz yok ise 60 euro karşılığında kapıda vize alabiliyorsunuz ama bunun için gerekli bazı evrakları önceden hazırlamanız gerekiyor,5 Yunan adası (rodos,kos,sakız,midilli,samos) için kolaylaştırılmış kapıda vize uygulaması için hangi evrakların gerektiğini internetten bulabilirsiniz.

Rodos’ta Nerede Kalınır: Orfanidou Caddesi Barlar Sokağına çok yakın bir otelde,Parthenon Otel’de   kaldım,geceliği 35 euro idi.Bu bölgede çok fazla otel ve pansiyon seçeneği mevcut.Dilerseniz Old Town içindeki pansiyonlarda da kalabilirsiniz ama Orfanidou Caddesi Barlar Sokağına yakın olmanızı tavsiye ederim.Booking.com sitesinden bütçenize göre seçim yapmanızı öneririm..


Rodos’ta Gezilecek Yerler

 Rodos Kalesi (Old Town):  6 kapısı olan bir kalenin içine kurulmuş olan her bir sokağı tarih kokan büyüleyici şehir..Görülebilecek bir çok yer Old Town içindedir..

Palace of the Grand Master of Knights (Şovalyelerin Kalesi): Old Town’da Şovalyeler Caddesi’nin sonundaki ihtişamlı saray.Rodos Şovalyeleri tarafından yaptırılmış ,içinde ortaçağ dönemine ait arkeolojik eserler görebilirsiniz.Şovalyelerin nasıl yaşadıklarına dair fikir edinememek biraz hayal kırıklığı olsada gezilesi bir kale.

Şovalyeler Kalesi
Şovalyeler Kalesi

 

 Arkeoloji Müzesi: 1489 yılında yapılmış olan Şovalyeler Hastanesi binasında yer alıyor..Eskiden Hastane olan bu bina şu anda arkeoloji müzesi olarak hizmet veriyor,arkeolojik kazılarda bulunan anıtları,heykel parçacıklarını  görebilirsiniz.Giriş 6 euro.Alt katta pek fazla eser yok,üst katlarda fazlasıyla var.Bu kadar büyük olması beni şaşırttı doğrusu.

Şovalyeler Caddesi:Liman ile Şovalyelerin Kalesi arasındaki mozaik kaplı yol..Yol boyunca sağlı sollu şovalyelerin konakladığı hanları görebilirsiniz,asılı bayraklar o handa hangi ülkenin şovalyelerinin konakladığını temsil ediyor.Aynı zamanda Cem Sultan Rodos’a sığındıktan sonra buraya bu yol üzerine bir hastane yaptırmış ve orada konaklamış , o hastaneyi de görebilirsiniz.Yeniçeriler Rodos’u fethederken Şovalyelere son darbeyi bu yol üzerinde vurmuşlar,bu yolun sonundaki Şovalyeler Kalesini ele geçirene kadar iki taraftan da çok kişi ölmüş ve cadde  adeta kan gölüne dönmüş, zaten eğimli olan bu caddede aşağıya kadar oluk oluk kan akmış ve caddenin girişinde “Kan Dur ” diye yakarışlar olmuş ve savaştan sonra oraya o sözü hatırlatan Kanduri Camisi yapılmış.

Şovalyeler Caddesi
Şovalyeler Caddesi

Hipokrat Meydanı: Şadırvan Meydanı olarak ta bilinen bu meydan ortada bir şadırvan ve çevresinde Cafe ,Restaurant ve Hediyelik Eşya Mağazaları’ndan ibaret,her daim hareketli ve kalabalık.Meydan’da  1507 yılında inşa edilen Şovalye Mahkeme Binası da vardır.Socrates Sokağında (Uzun Çarşı) şovalyelere ait biblo,kılıç,zırhların satıldığı çok güzel hediyelik eşya mağazaları var.Bu mağazalardan eğer merakınız var ise Dekoratif Kılıç (Legolas,Leonidas,Conan,Aragorn,Thorin  vb) almanızı tavsiye ederim..Çok ucuz ve size gümrükte sorun yaşamamanız için bir sertifika veriliyor,kesici olmadığı,dekoratif özellik taşıdığını gösteren bir sertifika ve gümrük vergisi de ödemeden Türkiye’ye getirebiliyorsunuz.Fiyatlar yaklaşık 70-15o euro arası, Türkiye’de 1000 tl civarlarında olduğunu unutmayın.

Winter is Coming :)
Winter is Coming 🙂
Hipokrat Meydanı
Hipokrat Meydanı
Aragorn Kılıcı
Aragorn Kılıcı

Lindos: Rodos merkeze 50 km uzaklıkta,otobüs ile yaklaşık 1 saatte varılabilen Rodos’un en popüler turist beldesi.St Pauls Koy’u ve ayrıca 2 güzel plajı olan Lindos’a ada otobüsleri,tekne turları veya kiraladığınız araçlar ile gidebilirsiniz.Muhteşem denizinin yanında beyaz evleri,dar sokaklar arasındaki çarşısı,köyün merkezinde Panagias Kilisesi,tepedeki Lindos Akropolisi ve Akropolisin zirvesinde ise Lindos Athena Tapınağı burayı cazibe merkezi haline getirmek için fazlasıyla yetiyor.Antik Dünya’nın en kutsal tapınakları arasında gösterilen Lindos Athena Tapınağının Büyük İskender,Heracles,Troyalı Helen(Truvalı Helen,Helen of Troy)  tarafından da ziyaret edildiği söylenir.Tepedeki tapınağa yürüyerek 20 dk sürede tırmanabilirsiniz veya Eşek Turizm ile eşek sırtında çıkılabilir ama yazık hayvancağızlara, yürüyün , yürümek kalp sağlığınız için de iyidir ,unutmayın.

lindos 3 (1224 x 1632)lindos4 (1224 x 1632)lindos 2 (1632 x 1224)lindos (1632 x 1224)

Kelebekler Vadisi: Mayıs-Eylül arasında rengarenk binlerce kelebeğin Panaxia Quadripunctaria besinini elde etmek için akın ettiği doğal yaşam alanı.Ada otobüsleri ile aktarmalı olarak gidebileceğiniz gibi kiraladığınız adaçlar ile de gidebilirsiniz, yine söylüyorum buraya Rodos’a  geldiyseniz araç kiralayın.

Kanuni Sultan Süleyman Camii: Sokrates Sokağında,Şovalye Kalesi’nin kapısının hemen karşısında yer alan 1523 yılında yapılmış olan bu camii Rodos’ta bulunan en güzel camiidir.Minaresi 1987 yılında tehlike teşkil ediyor denilerek yıkılmış.Haftanın belli günleri ziyaretçilere açılıyor.

Pargalı İbrahim Paşa Camii: Uzun zamandır tadilatta olan 1540 yılında inşa edilmiş camii hipokrat meydanına çok yakın.Adada ibadete açık olan tek camii ama maalesef aylardır bitmeyen tadilat yüzünden adada yaşayan müslüman nüfus Camiiye gidememekte.

Türk Kahvehanesi: 300 yıllık bir türk kahvehanesi.Adada hala yaşamakta olan 3500 civarında türk nüfus var ve bu kahvehanenin sahibi de onlardan biri.Kahvehane’yi bulup bir türk kahvesi yudumlayayım istedim.Bir türk bulayım da sorayım derken Şovalye Caddesinde  Mustafa Amca beni buldu, üstümdeki kutsal Fenerbahçe Formamı görünce ben de Fenerbahçeliyim dedi ve seni Allah gönderdi amca dedim..45 dakika kadar sohbet ettik,bana kahvehanenin yerini tarif etti ama artık kapalı olduğunu söyledi, hikayesini anlattı canım yandı.Ne yazıkki her yerde olduğu gibi burada da faşistler var ve Türk nüfusa eziyet ediyorlar, defalarca camları kırılmış kahvehanenin ve defalarca yaptırılmış ama artık sahibi pes etmiş,açmamak üzere kapatmış.Mustafa Amca’nın eşi vefat etmiş,bir başına kalmış hayatta,geceleri radikal yunanlılar tarafından evinin camlarına taş atıldığı,ölüm tehditleri aldığını söylüyor bu durum hemen her türk için geçerli aslında.Ciddi ciddi öldürüleceğini düşünüyor,emekli olmayı bekliyor,emekli olduğunda Marmaris’e yerleşeceğini söylüyor ama yine de buraları doğup büyüdüğümüz yerler, evimi satmam, kimse bana sattıramaz diyor,dinlerken üzülüyor insan ..1972 yılından sonra asimile edilmiş buradaki azınlık,türkçe eğitim veren tüm kurumlar kapatılmış.1972 yılına kadar Süleymaniye Medresesinde türkçe eğitim verilmiş ama o yıl kapatılmış.

Sultan Mustafa Paşa Camii: 1758 yılında Sultan 3. Mustafa tarafından yaptırılmış,günümüzde Nikah Salonu olarak kullanılıyor.Sultan Mustafa Paşa Hamamı ise faaliyette.

Saat Kulesi:Fethi Paşa tarafından 1851 yılında yaptırılmış,gözetleme kulesi olarak ta kullanılmış.

Fethi Paşa Vakfı Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi:Yeri Sultan Süleyman Camii’sinin karşısında ,1794 yılında kurulmuş Osmanlı Kitaplığında 2500 civarı eser var,bunlardan 1100 tanesi el yazması,altın varaklı Kuran-ı Kerim’ler ve hadislerden oluşan eserler.Kanuni Sultan Süleyman,Fethi Paşa ve Atatürk’ün portlerini de görebileceğiniz gibi ayrıca ilk fizik,cebir,astroloji kitapları da bu kütüphanede sergilenmekte.Namık Kemal 1884’te Rodos’a vali olarak atandığı zaman 3 yıl bu kütüphanede çalışmış.Fatih Sultan Mehmet zamanından kalan 4 adet altın varaklı Kuran-ı Kerim en değerli eserlerden olarak göze çarpıyor.

Ağa Camii: Ahşaptan yapılmış minaresi  ile Ağa Camii  görülmeye değer. Fakat maalesef kapılar kapalı  ve camiiye girilemiyor.Rodos’taki her camii de olduğu gibi.Camii Avrupa Birliği fonundan restore edilmesiş ama yine de kapalı.Cami merdiveni girişindeki  çeşme görülesi bir eser.

Hamza Bey Camii:  Hamza Bey Camii  de diğerleri gibi  ibadete kapalı. Girişi bir türk aileye ait ve ev haline getirilmiş,bir aile yaşıyor camii girişinde.

Murat Reis Külliyesi: Sahile yakın, şehre uzak bir konumda olan külliyenin girişinde zamanın Akdeniz ve Ege komutanı Murat  Reis yatmakta. Murat Reis Türbesini yıllardır bir aile koruyor.Türbenin yanı başında Murat Reis Camii. Murat Reis Külliyesinde bulunan mezar taşları  yaşayan bir tarih adeta. Bu mezarlarda Osmanlı Paşa ve Mimarları, İran Şahı 2. Safi Mirza gibi birçok önemli kişinin yattığı söyleniyor.Genel olarak Rodos’ta yıllardır yok edilmeye bırakılan Osmanlı Uygarlığı  değil aslında bir kültür mirası. Ah şu faşist kafalar sadece onlarda değil bizde de ,başka ülkelerde de  her dönem bu hasta ruhlu insanlar yüzünden çok çektik,çekiyoruz insanlık olarak.

Girit Mahallesi:Sultan Abdulhamit tarafından Girit’ten sürülen müslümanlar için yaptırılmış mahalle.Şehrin dışında.Mahalledeki Hamidiye Camii’si yıkılmaya yüz tutmuş durumda.

Mandraki Limanı: Rodos’un ana limanı

Yel Değirmenleri: Mandraki Limanında yer alırlar.

Yedi Pınar-Seven Springs-Epta Piges: Gitmeye vaktim olmadı ama doğal güzelliklerinin insanı büyülediği çiftçilerin kullandıkları tatlı su kaynağı olduğu söyleniyor.

Rodos Akropolis-Apollon: Vakit yetersizliğinden gidemedim ama toparlayabildiğim bazı bilgileri sizlerle paylaşayım; Şehrin en yüksek yerine inşa edilmiş. Diğer  akropolislerden farklı olarak etrafında hiç bir sur bulunmamakta.Anıtları, kutsal mihrapları, devlet binaları, büyük tapınakları ve yeraltı ibadet alanlari ile M.Ö. 3. ve 2. Hellenistik dönemlere ait olduğu söylenir. 1912-1943 tarihlerinde İtalyan arkeologların yaptığı kazılar ile gün isigina cikarilmaya baslanmis. Günümüzde Yunan Arkeoloji Dairesinin başkanlığında  hala kazılara devam ediliyormuş.M.Ö. 2 yuzyila ait Hellenistik Stadyum hala ayakta durmaktaymış.. Bu Stadyumda eski Rodoslular Güneş Tanrısı Helios şerefine en ünlü atletizm oyunları olan Haleion yarışmalarını yaparlarmış. Stadyumun hemen yanıbaşında ise,  mermerden küçük bir tiyatro varmış.

Kamiros: Ada’daki 3 antik şehirden en küçük ve en iyi korunmuş olanı.

Rodos Belediye Galerisi: Old Town Platei Symi kapısının girişinde yer alır,içinde Yunan Ressamlarının resimlerini görebilirsiniz.

Rodos Akvaryum:

Rodini Park: Merkez’e 3 km uzaklıkta bulunan bu park’ın dünyanın en eski doğal parkı olduğu söylenir.

Flerimos-İalosis Akropolis

Lindos Akropolis: Lindosun tepesinde muhteşem bir manzaraya sahip,Lindos koyu ayaklar altında, hele bir de güneş batarken oradaysanız manzara paha bişilemez oluyor,ayaklar altında deniz,antik sütünlar arasından güneşin batışı..Giriş ücreti 6 euro,cimrilik yapmayın,pişman olmazsınız.Yukarıya yürüyerek veya eşekler ile çıkılıyor..

Monolithos Kalesi :Monolithos köyünde yer alan bu kale ,237 mt yükseklikte, denize karşı, yani harika bir manzarası olan görülesi bir kaledir. Çok defa kuşatılmış ama kaleyi kimse fethedememiş.Burada bulunan Agios Panteleimon Şapeli de ayrı güzelliğe sahiptir.

The Church of The Panagia: Lindos’ta küçük,şirin bir köy kilisesi

Monastery Tsambika : Dağın tepesinde küçük bir manastır,yarısına kadar arabayla gidilebilir sonrasında  300 adım kadar yokuş tırmanmanız gerekiyor.

 

Rodos Plajları

Anthony Quinn Koyu: Bana göre Rodos’taki en güzel koy,mutlaka görülmeli.Anthony Quinn  1964 yılında “The Guns of Navorone” filmini çekmek için geldiği bu koya aşık olmuş ve 50 yıllığına satın almış.Hayali burayı film yıldızları ve yapımcılar için uluslararası bir merkez haline getirmekmiş fakat sonrasında nasıl olduysa sonraki Yunan Hükümet’leri antlaşmayı feshetmişler ve hatta söylediklerine göre bu duruma kızgın olan Anthony Quinn son dönemlerinde Rhodes adını duymak bile istememiş.Oysa Anthony Quinn sayesinde Rodos Adası’nın popularitesinin arttığı bir gerçek.Hala onun adı sayesinde adaya turist akını olmakta yani neymiş Vefa sadece Istanbul’da bir semt adı imiş.Denize inmek için kayalıklardan aşağıya merdivenler var,yukarıdan manzara zaten sizi “gelsene ne duruyorsun orada ” dercesine çağırıyor.Pırıl,pırıl berrak bir deniz,muhteşem bir koy.Tepedeki teras cafe’de  muhteşem bir manzara eşliğinde yemek yiyebilirsiniz , aç değildim ama dondurmalı frappe keyfi yapmayı ihmal etmedim,tavsiye ederim.Şezlonglar ücretli,zaten boş şezlong bulmanız zor,serin havlunuzu boş bulduğunuz yere ,bakın keyfinize..Ulaşım için Rodos’tan sürekli otobüs bulabilirsiniz veya kiraladığınız  araçlar ile gidebilirsiniz.Rodos’a 20 km,Faliraki’ye 3 km uzaklıkta.

anthony quinn beach 4
Anthony Quinn Koy’unda Dondurmalı Frappe Keyfi 🙂
anthony quinn beach
Anthony Quinn Bay
anthony quinn beach 2
Anthony Quinn Bay
anthony quinn plaji 3
Anthony Quinn Bay
anthony quinn plaji 5
Anthony Quinn Bay

 

Ladiko Plajı:Anthony Quinn Koy’unun  hemen yanında olan güzel bir plaj,Anthony Quinn için gelen otobüsler Ladiko girişin’de duruyor ama Anthony Quinn varken Ladiko ile vakit kaybetmek istemiyor insan,her ne kadar güzel olsa da  inip 2 kulaç ta orada atayım diyemiyor.Ulaşım için Rodos’tan sürekli otobüs bulabilirsiniz veya kiraladığınız  araçlar ile gidebilirsiniz.Rodos’a 20 km,Faliraki’ye 3 km uzaklıkta.

Ladiko Plajı
Ladiko Plajı

Mandomata Nudist Beach (Çıplaklar Plajı): Faliraki Plajından hemen sonra bir cadde ve başında Mandomata Nudist beach tabelasını göreceksiniz,değişik bir deneyim ,let your soul fly free ..

Kalithea Plajı: Rodos’a 6 km uzaklıkta.Palmiye ağaçlarından şemsiyeler,güzel bir deniz,kayalıklarda güneşlenmek plajın size sunduğu güzelliklerin başında geliyor.Ben bu plajı çok sevdim,tavsiye ederim.Otobüs ile giderseniz,faliraki ve Anthony Quinn  yolu üzerinde  yani 1 gün ayırmak istemeseniz bile en azından 2 -3 saatliğine uğrayıp sonra tekrar Anthony Quinn’e devam edebilirsiniz

kalithea
Kalithea, ne hoş değil mi?

 

Faliraki Plajı: Gece hayatı’nın kalbinin attığı Faliraki kasabasının 4 km uzunluğundaki kumlu plajı.Rodos’a 15 km uzaklıkta,git git derinleşmeyen bir denizi var,pek bana göre değildi fazla durmadım.Faliraki bence sadece gece hayatı için tercih edilmeli.Eğer su parkları ilginizi çekiyorsa Rodos Waterpark(avrupadaki en büyük su parklarından biri) ta burada.Faliraki plajı size Scuba Diving, Paragliding, Jet Ski, Water Skiing ve  Wind Surfing yapma imkanı da sunuyor.Rodos’tan otobüs ile 2 euro ücret ödeyerek ulaşabilirsiniz.Şezlong ve şemsiye kiralama ücreti 2 euro ama her yerde olduğu gibi burada da  havlunu serip ücret ödemeden takılabilirsiniz.Plaj yakınında çok sayıda restaurant var,acıkırsanız sorun yok yani.

Lindos Plajları: Megali Paralia büyük plajı ve Lindos Pallas küçük plajı 2 ana plajıdır fakat bir de St. Pauls Koyu vardır,görülesidir,Lindos’ta bir havuzu andıran küçük ve muhteşem bir koy,Rodos’a gelmişsen burada yüzmelisin.Rodos’a gelen herkes zaten Lindos’a mutlaka uğrar , Lindos’a gelmişken bu şirin plajların da tadına bakmadan gitmeyin.

Lindos Plajı
Lindos Plajı
Lindos Plajı
Lindos Plajı

Tsambika Plajı:Rodos’un popüler plajlarından,25 km uzaklıkta.Kum plajı,berrak suyu ile yine tavsiye edeceğim plajlardan biri.Deniz’in Sığ olması sebebiyle çocuklu aileler için ideal.Rodos’tan tekne turları ile de gelinebilir.

Traganou Plajı: Ladika Plaj’ına yakın mavi bayraklı temiz,güzel bir plaj..

Agathi Plajı: Adanın kuzeyinde yer alan kumlu güzel bir plaj..Kiraladığınız araçlar ile gelebilirsiniz,ada otobüsleri ile ulaşım yok..

Plakia Plajı: Pefkos Kasabasının merkezinde yer alan küçük,sevimli bir plaj.

Rodos’ta Gece Hayatı: Rodos beni en çok renkli gece hayatı ile şaşırttı diyebilirim,bu kadarını beklemiyordum.Old Town içinde Hipokrat Meydanı civarında  tavernalar,barlar bulunmakta ama asıl eğlencenin kalbi yeni şehirde Orfanidou Caddesi Bar’lar Sokağında ve tabiki Faliraki’de atıyor..

Barlar Sokağındaki en popüler mekan Colorado Night Club,saat 11’den sabaha kadar hayat devam ediyor bu sokakta.Barlar Sokağında benim favori mekanım Rock Muzik sevdiğim için Captain Hook  Rock Bar oldu.Rock,Hard Rock,Heavy Metal,Thrash,Black Metal dinleyip biranızı yudumlayabileceğiniz,güzel dekore edilmiş küçük bir bar.Sahibi her müşterisinin fotoğrafını çekip anında facebook sayfasına atıyor,kendisine Instagram diye bir mecra’nın varlığından bahsettim,gerçekten bilmiyordu ama facebook sayfasıni oldukça aktif kullandığı için pek ihtiyaç duymadı sanırım.Captain Hook Bar’da Iron Maiden ve Motorhead biraları da içebilirsiniz.

Barlar Sokağında ve Faliraki bölgesinde yanyana dizilmiş özellikle İngiliz Turistlerin çılgınca eğlendiği bir dolu Night Club mevcut.Ayrıca Rodos’ta bulunan en iyi 2 Strip Club’tan bir tanesi olan Kinky Strip Club ta Barlar Sokağında.Bir diğer meşhur hatta en meşhur olan strip club olan XXL Strip Club ise Faliraki bölgesinde.Hem barlar sokağı hem de Faliraki bölgesinde başka bir çok strip club var ama bu 2 club dışındakiler kalitesiz..En iyisi hangisi derseniz siz sevgili okuyucularım için ikisini de  denedim, Kinky bir kaç gömlek XXL’den üstün.Kinky’de  giriş ücreti 10 euro karşılığında 1 içecek+Lap Dance free, XXL’de ise 10 euro giriş ücreti ödediğinizde içecek yok sadece 1 lap dance..Kinky Strip Club unisex bir mekan,içerde Leonidas’tan farksız abiler de var ve bayan müşteriler olursa onlar için dans ediyorlar.Kızlı,erkekli girebileceğiniz bir mekan yani.

Captain Hook Heavy Metal Hard Rock Bar
Captain Hook Heavy Metal Hard Rock Bar
Motorhead Beer at Captain Hook
Motorhead Beer at Captain Hook
Iron Maiden Beer at Captain Hook Bar
Iron Maiden Beer at Captain Hook Bar

Naturist Angel Nudist Club Hotel(Rodos Çıplaklar Oteli):  Rodos Merkez’ine 20 km,havaalanına 3 km uzaklıkta marjinal bir hotel.Aylar öncesinden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor,şansınız var ise yer ayırtabilirsiniz booking.com üzerinden veya direkt hotel ile iletişime geçerek.Çift olarak misafir kabul ediyor.Havuz ve açık alanlarda çırılçıplak, anadan üryan dolaşılabiliyor fakat restaurant ve lobi gibi alanlarda mahrem yerlerinizi bir havlu ile örtmeniz gerekiyor.Otel’in başlıca müşterileri Türkler ve İsrailliler..Türklerin bu denli rağbet etmesine hem şaşırdım hem de şaşırmadım.Şaşırdım çünkü yakalanmaktan korkarız,düşünsenize Site komşunuz Sadullah Bey ile zevcesi de aynı otelde ve çirkin vücutları ile karşınızda beliriyor ve muzip Sadullah pişkin pişkin bir de espri yapıyor “Maşaallah yenge de erik gibiymiş  hehe” , al başına belayı ondan sonra.. Bir yandan da şaşırmadım severiz biz böyle işleri, libidosu yüksek bir milletiz..Personel yarı çıplak dolaşıyormuş,otel sınırları dahilinde erotik hareketler yapan,cinsel tacizde bulunanlar anında uzaklaştırılıyormuş..Fotoğraf çekimi de yasakmış.

Bu yaz tatil planı yapmadıysanız Rodos’u düşünün derim…

 

« 2 arasında 3 »

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Budva

KARADAĞ BUDVA 20 Temmuz 2014 başlangıçlı 7 günlük Budva ,Kotor ve Dubrovnik’ten oluşan programımın ilk ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir